23 Eylül 2009 Çarşamba

Sevgili hiçbişeyim...

sevgili hiçbişeyim,

sen beni domuz sanmaya devam et, ben içimi buraya döküyorum. kimse görmesin, senin zaten hiçbişeyden haberin yok. benim en azından uzaklarda benim için gizli gizli ağlayan bi arkadaşım var, senin kimsen yok. seni çok seviyorum, senin sanırım bi kalbin yok.

umrunda değilim ama hep etrafındayım. beni sevmiyorsun ama ben bi türlü anlamıyorum. arkadaşım değilsin, sevgilim olamıyorsun, hiçbişeyimsin.

hiçbişeyleri biraraya getirip hikayeler yazıp durdum, üç yıl oldu. ben yaptım, sen bozdun. kendi kendime sevindim, kendime acıdım, ağlıyorum, üç yıl oldu. öldüm, geri döndüm, ruhun duymadı. evi temizledim, film aldım bugün, ben aslında iyi biri bile değilim. temiz evimde asla seyretmeyeceğim filmlerle oturuyorum bu gece.

anladım beni affetmeyeceksin. anladım, yapamıyosun. o kadar uzaksın ki bana, sarhoşluğunu ayıklığından ayıramıyorum ve yutuyorum her seferinde. benim için zamanın yok, benim için yerin yok. ben de senin hiçbişeyinim.

kendin için falan yaşaman mümkün değil senin. kendi kendine asla izin vermiyosun. ben silik bi hayaletim, sen kendinle anlaşamadın. ben ikinizden biriyle mutlu olabilirdim, senle ya da kendinle. sen ya da kendin, ne zaman mutlu olacaksınız? lütfen, başka kızları dene, benim ruhum duymaz, sen mutlu olmayı dene. seni bırakıp gitmemiş biriyle. ben bi enkazım, bi tren kazasıyım, seni görünce dizlerim titriyor.

tek istediğim kafamı göğsüne yaslayıp nefesini dinlemekti.

artık gitmek istiyorum. o uçağa binerken son dakikada bile hala senden mesaj var mı diye telefonuma bakıyor olacağım ama artık yeter. aklımı kaybettim ben. artık gitmek istiyorum. seni çok seviyorum ama bu beni tıktığın araf cehenneme döndü. bırak daha derine yürüyeyim. kendimden nefret ediyorum, gitmek istiyorum.

seni çok seviyorum.